Yukarda " Milking " akımından bahsederken planking den bahsetmemek olmaz.Bu resimleri görünce hayatı ıskalayıp ıskalamadığımı ciddi ciddi düşünmeye başladım.
Ben nerede resim çektirsem acaba :))
nilgün's world
26 Kasım 2012 Pazartesi
İnternetin Yeni Trendi: Milking
Şu insanlara pes diyorum başka bir şey demiyorum.Bakar mısınız son trende. İngiltere'de halka açık alanlarda insanlar kafalarına süt döküyor ve bu fotoğrafları internette paylaşıyor.'Milking' adı verilen bu yeni akım, kısa sürede gençler arasında popüler olmayı başardı.
Valla bana sorarsanız almayayayım.Süt kokusundan nefret ederim.Zamanında iki kızımı büyütürken koltuklara az süt dökülmedi.Lekesi kolay çıkardı da kokusu günlerce kalırdı.Kullanmadığım parfümlü ürün kalmazdı.O yüzden sütü sadece bardakta alayım.Bu şekliyle bana daha sevimli :))) Afiyet olsun.
Valla bana sorarsanız almayayayım.Süt kokusundan nefret ederim.Zamanında iki kızımı büyütürken koltuklara az süt dökülmedi.Lekesi kolay çıkardı da kokusu günlerce kalırdı.Kullanmadığım parfümlü ürün kalmazdı.O yüzden sütü sadece bardakta alayım.Bu şekliyle bana daha sevimli :))) Afiyet olsun.
8 Kasım 2012 Perşembe
Gerçekten sıcak bir haber..
Kahve içmeyi çok severim.Hele çayı.Bugün mesela tam 5 kez çay demleyip içmişim.Tabi hepsini kendim içmedim eşim bugün izinliydi.Eğer keyif için içeceksem kesinlikle türk kahvesi isterim zira neskafe artık bana tad anlamında bir şey ifade etmiyor.Neskafeyle dostluğumuz üniversitede başladı.Arkadaşlarla keyif için içilen neskafe , yerini vizelere finallere çalışırken ayık kalmak için içilmesi gereken içecek halini aldı.Yurtlarda sohbetlerin baş misafiri olan neskafe soğuk havalarda en büyük ısıtıcımızdı.
Sonra iş hayatına atılınca neskafe keyfimiz yine devam etti.Gerek işte gerek misafirliklerde yine zevkle içtik.Ne zaman çocuklarım oldu neskafeyle işbirliğim inanılmaz boyutlara ulaştı.İlk kızımda çok içmedim ama ikinci kızımda evdeki ve okuldaki tüm neskafeleri ben bitirdim sanırım.Ve o zaman neskafe benim için keyif anlamında önemini yitirdi.Sadece ayılmak için kullandığım bir içecek oldu.O kadar çok tat almak için uğraşıyorum ki olmuyor ama.Az sütlü şekersiz bir neskafeyle sohbetin dibini vuran Nilgün den şekersiz sade kahveyle ayılmaya çalışan bir Nilgün haline geldim.Hey gidi yıllar..Gençliğim kadar kahve keyfimi de götürdüler.Neyse..
Kahve keyiflerimiz devam ediyor tabi.Ama bu sefer baş konuğumuz Türk kahvesi.Orta şekerli bir türk kahvesine asla hayır demem.Her şeyi şekersiz içmeme rağmen kahveyi bir türlü sade içemedim.Ha bi de lokum.Minik bir çikolata ya da lokum kahvenin olmazsa olmazı.
Mesela bugün dersim geç başladı .Normalde 7,30 da başlıyor ama perşembeleri 10 da başlıyor.Okula gelir gelmez kendime ve iki yakın arkadaşıma türk kahvesi söyledim.Nasıl mutlu oldular anlatamam.Kahvemizi içtik ,sohbetimizi ettik ve derslerimize gülümseyerek girdik.
Havalar soğumaya başladı ya canım kahvem artık sık sık bir araya geleceğiz.Bu arada nerden çıktı bu kahve yazısı derseniz kahvenin bir faydasını öğrendim.Kahve içerek hem keyif yapabilir hem de hastalıklardan korunabilirmişiz.Bir araştırmaya göre kahve ya da çay yudumlayanların burnunda metisilin dirençli S.aureus (MRSA) bakterisi yüzde 53 daha az bulunuyormuş.Bu bakteriyi taşımak,antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların gelişme riskini dört kat yükseltiyormuş.İşin özü sıcaklık derecesinde.Yani soğuk içecekler bakterilerle savaşamıyorrrr.
Yaşasın çay ve kahve keyfi....
1 Kasım 2012 Perşembe
Koton Anne - Çocuk Yarışması
Sevgili İzlem sayenizde öğrendim bu yarışmayı.! 1 Aralık'a kadar çocuğunuzla tarzınızı yansıtan bir Koton kıyafeti giyiyorsunuz.Fotoğrafınızı çekip facebooktaki uygulamaya gönderiyorsunuz.3 anne - çocuğa toplam 3000 tl hediye çeki veriliyor.
Sevgili İzlem de tatlı oğlu Ege'yle bu yarışmaya katıldı.Onlara oy vermek isterseniz burdan lütfen..
Hadi spor yapalım..
Güzel bir spor geçmişim var.En azından ortaokul ve lise yıllarına ait.2 sene basketbol ve 4 sene voleybol oynadım.Şehir şehir gezdik oynadığım kulüp adına.Şimdi de evde gaza gelirsem sıklıkla kullandığım bir koşu bandımla yada videolarla spor sevgimi devam ettirmeye çalışıyorum.Hoş kilo vermek istemem de ayrı bir sebep :))
Neyse harika bir site keşfettim.Antremanyap.com.Türkiye'deki başarılı sporcuların eğitmenlik yaptığı,"kişiye özel egzersiz programları" sunan harika bir site.Amatör yada profesyonel olmanız farketmez.Herkese hitap ediyor.
Fiyatı da çok uygun.Burdan inceleyebilirsiniz.
blog yazarı olmak...
blog sahibi olmak şekilde kolay ama içerikte zor bir iş.hele işin içine girince daha iyi anladım.neden mi blog sahibiyim?önceleri sevgili arkadaşım ,yetenekli insan izlem in bloguna darkolive's world a bakıyordum .hem onun yazdıklarına hem de takip ettiği blogger lara bakıyordum.halimden de memnundum.sonra kardeşim neden bir blog açmıyorsun dedi.kendisi de bu konuda ayrıca çok yeteneklidir.seçtik bir şablon.ayarladık isim falan.ama inanın bu işin kolay kısmı.önemli olan bu blogu doldurmak.
Diğer bloglara bakınca onlar kadar gezmediğim , onlar gibi giyinmediğim,dikiş dikmediğim,bir şeyler üretmediğim tarafımdan gayet net ve acı bir şekilde anlaşıldı.ne yapsam da bir şeyler yazsam derken elime bir dergi geçti.İlaç almak için uğradığım eczaneden aldım.Dopdolu bir dergi.Adı Pharmetic Sağlık.Oku oku bitiremedim.
Ben de dedim ki madem yaratıcılığım kıt,edebiyatım zayıf ve hayatım bir bloğu meşgul edecek kadar renkli değil,okuduğum izlediğim haberleri size görsellerle aktarayım.Hem ben bir şeylerle uğraşarak ,ilgili resimleri bularak kendimi tatmin edeyim sizler de okumadıysanız bilgi sahibi olun.
Diğer bloglara bakınca onlar kadar gezmediğim , onlar gibi giyinmediğim,dikiş dikmediğim,bir şeyler üretmediğim tarafımdan gayet net ve acı bir şekilde anlaşıldı.ne yapsam da bir şeyler yazsam derken elime bir dergi geçti.İlaç almak için uğradığım eczaneden aldım.Dopdolu bir dergi.Adı Pharmetic Sağlık.Oku oku bitiremedim.
Ben de dedim ki madem yaratıcılığım kıt,edebiyatım zayıf ve hayatım bir bloğu meşgul edecek kadar renkli değil,okuduğum izlediğim haberleri size görsellerle aktarayım.Hem ben bir şeylerle uğraşarak ,ilgili resimleri bularak kendimi tatmin edeyim sizler de okumadıysanız bilgi sahibi olun.
28 Ekim 2012 Pazar
Muhteşem bir film..
2004 te yayınlanan bir film.üstelik 2.si de çıkmış.çok geç klmışım izlemekte.en kısa zamanda 2.sini de izleyeceğim..iyi seyirler..
benim gibi vampir filmleri hastasıysanız mutlaka izleyin derim..
Oyuncular Hugh Jackman (Abraham Van Helsing) , Kate Beckinsale (Anna) , Richard Roxburgh (Kont Dracula) , David Wenham (Carl) , Will Kemp (Velkan / Kurt Adam) , Shuler Hensley (Frankenstein'ın Annesi) , Kevin J. O'Connor (Igor) , Samuel West (Victor Frankenstein)
Gabriel Van Helsing, hatırlamadığı geçmişindeki bir lanetten dolayı reddemediği bir görev almıştır. Vatikan'daki gizli bir örgüt için çalışan Van Helsing, dünyaya kabuslar yaşatan şeytani yaratıkları avlamaktadır. İnsanlık için yaptığı büyük iyilikler anlaşılamadığı için Van Helsing kahraman değil, bir katil olarak görülmektedir.
Efsanevi ölümsüz vampir Kont Drakula'yı yoketmek için Transilvanya'ya gönderilen Van Helsing, bu bölgenin Drakula'nın yarattığı korku havasıyla onun tarafından yönetildiğini görür.
Drakula'nın en büyük düşmanı olan çingene Valerious ailesinin hayatta kalan son bireyi Anna Valerious'la tanışan Van Helsing, genç avcı kadının ailesinin intikamını almak için Drakula'yı avlamak istediğini öğrenince, ortak düşmanlarına karşı güçlerini birleştirme kararı alırlar.
İki avcının amaçlarına ulaşabilmeleri için, Drakula'yı ve onun yarattığı korku imparatorluğunun şeytani güçleri olan Kurtadam ve Frankenstein'ı da yenmeleri gerekecektir.
Senaryoyu da yazan yönetmen Stephen Sommers, Bram Stoker tarafından yaratılan ünlü vampir avcısı Van Helsing'i ve korku edebiyatının önde gelen canavarlarını aynı filmde buluşturmuş.
Efsanevi ölümsüz vampir Kont Drakula'yı yoketmek için Transilvanya'ya gönderilen Van Helsing, bu bölgenin Drakula'nın yarattığı korku havasıyla onun tarafından yönetildiğini görür.
Drakula'nın en büyük düşmanı olan çingene Valerious ailesinin hayatta kalan son bireyi Anna Valerious'la tanışan Van Helsing, genç avcı kadının ailesinin intikamını almak için Drakula'yı avlamak istediğini öğrenince, ortak düşmanlarına karşı güçlerini birleştirme kararı alırlar.
İki avcının amaçlarına ulaşabilmeleri için, Drakula'yı ve onun yarattığı korku imparatorluğunun şeytani güçleri olan Kurtadam ve Frankenstein'ı da yenmeleri gerekecektir.
Senaryoyu da yazan yönetmen Stephen Sommers, Bram Stoker tarafından yaratılan ünlü vampir avcısı Van Helsing'i ve korku edebiyatının önde gelen canavarlarını aynı filmde buluşturmuş.
benim gibi vampir filmleri hastasıysanız mutlaka izleyin derim..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)















